İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/4193 K.2006/10054

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Taraflar Ocak/2004 tarihinden beri ayrı yaşamakta olup, dava ise 8.7.2004…

Esas2006/4193Karar2006/10054Tarih26 Haziran 2006Okuma4 dk · 837 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2006/4193 E., 2006/10054 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Haziran 2006
Mahkemesi
Tekirdağ 2.A.H.(Aile) Mahkemesi
Tarihi
6.5.2005
Numarası
449-237
Dava türü
Boşanma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

837 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Taraflar Ocak/2004 tarihinden beri ayrı yaşamakta olup, dava ise 8.7.2004 tarihinde açılmıştır. Taraflar Malkara nüfusuna kayıtlı olup, son defa altı aydan beri birlikte Malkara'da oturmuşlardır. Davacı kadın yerleşim yerinin Tekirdağ olduğunu kanıtlayamamıştır. Yetki ilk itirazının kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 26.06.2006 (Pzt.)

KARŞI OY YAZISI

Kadın tarafından boşanma davası açıldığı; davalı kocanın süresi içinde yetki itirazında bulunduğu , yetkisizlik kararı verildiği konusunda değerli çoğunluk ile aramızda “görüş birliği” vardır.

Çekişme nedir?;

Boşanma davası, davacı kadın tarafından “sürekli kalma niyetiyle” oturduğu yerde (TMK. m. 19 f. I) açıldığı halde bu mahkemenin kadının “yerleşim yeri” mahkemesi (TMK. m. 168) olması gerçeğine rağmen değerli çoğunluğun farklı yönde oluşan düşüncesine katılmıyorum.

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 186 hükmüne göre eşler oturacakları konutu “birlikte” seçerler.

Kadının sürekli kalma niyetiyle oturacağı yeri (TMK. m. 19) koca belirleyemez. Aksi düşünce kocanın yerleşim yeri kadının da yerleşim yeri sayılır kabulünü zorunlu kılar ki böyle olmadığı TMK. m. 168 metninde yer alan “eşlerden birinin yerleşim yeri” anlatımıyla açık seçik bellidir. Bu sebeple “Kadın kocasından ayrı otursa bile yasal yerleşim yeri kocasının ikametgahıdır” şeklindeki bir düşünce yerinde değildir.

Tarafların “nüfusa kayıtlı oldukları” yer ise kanunda yapılan değişikliklerden sonra boşanma hukukunda kadın açısından bir anlam taşımaz. Çünkü kadın, kocası hanesine sürekli kalma niyeti (=TMK m.19) olduğundan değil yasal zorunluluk (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 23, Resmi Gazete: 29 Nisan 2006, - Sayı : 26153) nedeniyle kaydedilmiştir.

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 3 hükmünde yer alan yerleşim yeri adresi=sürekli kalma niyetiyle oturulan yer adresinin bildirilmesinde “kişinin” (=kadının) (=kocanın) yazılı beyanı esas alınır. (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 50) Başka bir anlatımla kadının baba evinin bulunduğu yeri “yerleşim yeri” olarak bildirmesinde kocanın onayına ihtiyacı da yoktur.

Kaldı ki nüfusa kayıtlı olunan yer koca açısından da artık anlamsızdır. Çünkü kocanın bile başka bir ilçeye nakil yaptırması (=yerleşim yerini değiştirmesi!) artık olanaksızdır. O halde koca da sürekli kalma niyetinden (=TMK m.19) değil yasal zorunluluk nedeniyle o hanede kayıtlıdır/o ilçede kayıtlı kala kalmıştır.

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu boşanma veya ayrılık davasının açılmasını “kolaylaştırabilmek” düşüncesiyle davanın eşlerden birinin yerleşim yerinde açılabileceğini kabul ettiğine kadının da eş olduğu gözetildiğinde boşanma veya ayrılık davasının “kadının da yerleşim yerinde” açılacağı konusunda bir duraksama olamaz. (Ömer Uğur GENÇCAN, “Türk Medenî Kanununda Kadının Özgürleşimi”, Güncel Hukuk Dergisi, Ocak-2006, Sayı:25, s. 29, Kısaltma: GENÇCAN- Özgürleşim)

Türk Medeni Kanununun 168. madde gereğince, boşanma davalarında yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce en son altı ay birlikte oturdukları yer aile mahkemesi olduğundan davacı kadının seçimlik hakkını kullanarak “kendi yerleşim yerinde” dava açması kanuna uygundur. (Ömer Uğur GENÇCAN, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, Bilimsel Açıklama-İçtihatlar-İlgili Mevzuat, Ankara 2004 , Kısaltma: GENÇCAN-TMK., s. 905)

Dosya arasında bulunan tutanaktan da anlaşılacağı üzere davacı kadın;

-ev hanımı,

-geçimi ana ve babası tarafından sağlanan,

-maddi durumu kötü olan,

-ana ve babasıyla kalan bir kadındır.

Bu statüde bulunan davacı kadının baba evine “sürekli kalma” niyetiyle (TMK. m. 19 f. I) gittiği “ilk günden” açık seçik bellidir.Kadının sürekli kalma niyetiyle gidebileceği başka bir yer yoktur ki!

Yasa koyucu TMK. m. 168 değişikliği ile “bu gibi kadınlara” kolaylık sağlamayı hedeflemiştir. (Ömer Uğur GENÇCAN, Boşanma Hukuku, Yetkin Yayınevi, Ankara 2006, Kısaltma: GENÇCAN-Boşanma-2, s. 422) Kadın bu olayda olduğu gibi baba evinin bulunduğu yerde de boşanma davası açamayacaksa TMK. m. 168 değişikliğinin uygulama olanağı bağlamında bir anlamı kalmayacaktır/kalamaz. Ülkemizde koca evinden uzaklaştırılan ve ekonomik bağımsızlığı olmayan her kadının “sürekli kalma” niyetiyle gidebileceği doğal tek adres: Baba evidir.

Kadının “bu niyetle” gittiği baba evinin bulunduğu yerde kaldığı süre “1 gün bile olsa” niyeti “ilk günden” açık seçik belli olduğu için yine o yerde boşanma davasını açabilir/açabilmelidir.

Yeter ki ekonomik bağımsızlığı olmayan bu kadının bu dünyada gidecek ve gitmesi daha doğal olan bir yer bulunduğu ileri sürülüp kanıtlanmış olmasın.

Kaldı ki kadın dava tarihine kadar baba evinde kalarak “sürekli kalma niyetini” kanıtlamıştır.

Aslında Dairem bir kadının aralarında meydana gelen olaylardan sonra sürekli kalma niyetiyle “ailesinin yanına dönerek” o yer Aile Mahkemesinde boşanma davası açabileceği düşüncesini de sergilemiştir;

“..Boşanma davasında yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. (TMK.m.168) Davacı kadın taraflar arasında meydana gelen olaylardan sonra Erzurum’a ailesinin yanına dönerek Erzurum Aile Mahkemesinde boşanma davası açmıştır. Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. (TMK.m.19/1) Davacı kadın sürekli kalma niyetiyle Erzurum’a ailesi yanına döndüğü ve kendi yerleşim yerinde boşanma davası açtığı gözetilmeden işin esasinin incelenmesi gerekirken, yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD, 20.04.2006, 21518-5959 (Yayınlanmamıştır)

O halde boşanma davası, davacı kadın tarafından sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer (TMK. m. 19 f. I) (=yerleşim yeri) olan ve bu sebeple kadının yerleşim yeri (TMK. m. 168) olan doğru yerde açılmıştır.

Bu sebeplerle değerli çoğunluğun “farklı düşüncesine” katılmıyorum.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2006/4193, K. 2006/10054, 26 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/4193
Karar No
2006/10054
Tarih
26 Haziran 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/4194 K.2006/10055
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/4195 K.2006/10056
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/4196 K.2006/6625
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/4197 K.2006/10057
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/4198 K.2006/10058
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/4199 K.2006/10059

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.