İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/4654 K.2006/10647

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Esas2006/4654Karar2006/10647Tarih3 Temmuz 2006Okuma4 dk · 872 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2006/4654 E., 2006/10647 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Temmuz 2006
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Dava türü
Boşanma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

872 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle * Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi anlamında eşlerin birlikte başvurması nazara alınarak karar verilmiş bulunmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna oyçokluğuyla karar verildi. 03.07.2006 pzt.

KARŞI OY YAZISI

Dava dosyasında eşlerin “birlikte başvurarak” boşanma isteminde bulundukları, anlaşmalı boşanmanın (TMK. m. 166 f. III) koşullarının oluşması sebebiyle hâkim tarafından “anlaşmalı boşanmaya” karar verildiği ve “davacının” davasından “feragat iradesini” içeren dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu görülmektedir.

Çekişme nedir?;

Anlaşmalı boşanmaya ilişkin dava dilekçesinde ;

-kadın: davacı sıfatıyla

-koca: davalı ve karşılık davacı sıfatıyla yer almıştır.

Görüldüğü üzere “birlikte başvuru” (TMK m. 166 f. III) sözkonusudur.

Davacı eş olan kadının boşanma davasından feragati içeren temyiz istemine karşılık değerli çoğunluk tarafından sergilenen “Eşlerin birlikte başvurması nazara alınarak karar verilmiş bulunmasına” bu sebeple hükmün (feragate rağmen) onanması şeklindeki düşüncesine katılmıyorum.

Anlaşmalı boşanma davasından feragat “iki bölümde” incelenebilir:

A) Bir Eşin Diğerinin Davasını Kabul Etmesi Hâlinde Anlaşmalı Boşanma Davasından Feragat

Dairemdeki çoğunluk düşüncesine göre TMK m. 166 f. III hükmü anlamında “bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde” davadan ancak dava dilekçesinde “davacı” sıfatını kullanan eş davadan feragat edebilir. Buna karşılık anlaşmalı boşanmanın diğer tarafı olan eş davasından feragat edemez.

Oysa bir anlaşmalı boşanma davasında davacı ya da davalı sıfatını kullanma “teknik anlamda” gerçek bir “davacı” ya da “davalı” kavramını ifade etmekten uzaktır.Taraflar böyle bir düşünceyi asla hedeflemedikleri gibi ikisinin boşanmak isteyen taraf olarak “aynı safta/tarafta” yer aldıkları kuşkusuzdur. Bu yüzdendir ki aynı safta yer alma olgusu kanunda “anlaşma” olarak ifade edilmiştir. Kanun koyucu ve taraflar anlaşmalı boşanma davasında bir “çekişmeli davayı” düşünmemişler/akıllarından dahi geçirmemişlerdir.

Değerli çoğunluğun “Davadan ancak dava dilekçesinde ‘davacı’ sıfatını kullanan eş davadan feragat edebilir” şeklindeki düşüncesine aşağıdaki gerekçe ile katılmıyorum:

Evlilik en az bir yıl sürmüşse bu aşamadan sonra “eşler” (=kadın ve erkek) boşanma konusunda “anlaşırlarsa” evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve bu durumun ortak yaşamın devamını beklenemez hale getirdiğine ilişkin bir “yapıntı” kabul edilmiştir. (Ömer Uğur GENÇCAN, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, Bilimsel Açıklama-İçtihatlar-İlgili Mevzuat, Yetkin Yayınevi, Ankara 2004 , Kısaltma: GENÇCAN-TMK, s. 857)

TMK. m. 166 f. III hükmünde “taraflarca” kabul edilecek düzenleme söz konusu olduğundan anlaşmalı boşanmaya ilişkin düzenlemeyi kabul eden taraflar (=hem erkek hem de kadın) “davacı-davalı” sıfatını kendiliğinden alır.

Görüldüğü üzere anlaşmalı boşanma ancak tarafların (=kadın ve erkek) anlaşması ile olanaklıdır.

O halde mahkeme kararında eşlerin “davacı-davalı” ve “davalı-davacı” biçiminde gösterilmeleri uygun olacaktır. (Ömer Uğur GENÇCAN, Boşanma Hukuku, Yetkin Yayınevi, Ankara 2006, Kısaltma: GENÇCAN-Boşanma-2, § 2. II, B, 2, b, aa.)

Nitekim Dairem eşlerin anlaşmasına dayalı boşanma davalarında bir bakıma “iki davacı ve iki davalı” olduğu görüşünü sergilemiştir. (Y2HD, 15.3.1990, 11382-2844, Ömer Uğur GENÇCAN, Öğreti ve Uygulamada Boşanma, Tazminat, Nafaka, Yetkin Yayınevi, Ankara 2000, Kısaltma: GENÇCAN-Boşanma , s. 680-682)

Anlaşmalı boşanma ancak “tarafların” (=kadın ve erkek) anlaşması ile oluşabildiğine göre hem kadın hem erkek davadan feragat edebilir.

Düzenlemenin bir tarafına davadan feragat hakkı verilirken bir tarafına davadan feragat hakkı verilmemesi;

-Anlaşmalı boşanma davasının mahiyeti,

-Kadın erkek eşitliği ile bağdaşmaz.

O halde anlaşmalı boşanma davasından feragati içeren “temyiz davasının davacısı” eşin dilekçesine değer verilerek hükmün bu sebeple bozulmasına ve tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma (TMK. m. 166 f. I-II) davasına yönelik olarak varsa delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

B) Eşlerin Birlikte Başvurması Hâlinde Anlaşmalı Boşanma Davasından Feragat

Temyiz konusu anlaşmalı boşanma davasında ise;

-Eşler birlikte imzaladıkları dava dilekçesi ile boşanma isteminde bulunmuştur,

-Temyiz davasının davacısı olan kadın dava dilekçesinde kendisini “davacı” sıfatıyla göstermiştir/tanıtmıştır,

-Temyiz davasının davalısı olan koca dava dilekçesinde kendisini “davalı ve karşılık davacı” sıfatıyla göstermiştir/tanıtmıştır,

-Dava dilekçesinde tek başvurma harcı alınmıştır,

-Dava dilekçesinde kendisini “davacı” sıfatıyla gösteren kadın boşanma davasından feragati sebebiyle hükmün bozulması istemiyle temyiz isteminde bulunmuştur

Değerli çoğunluk tarafından “Eşler madem birlikte dava açmışlardır o halde davadan feragat da birlikte olabilir” şeklindeki anlayışı ile boşanma hükmünün “Eşlerin birlikte başvuruda bulanmaları (MK m. 166/3)” gerekçesiyle onanmasına karar verilmiştir.

-Böylece bir hukuk davasında bir davacı davasından feragat edemez duruma düşmüş olmaktadır. Başka bir anlatımla davacı hiç de boşanmak istemediği halde boşanmış olmaktadır.Yine bir başka ifadeyle davacının davası “davacıya rağmen” kabul edilmiş olmaktadır.

-Dava dilekçesinin “Görüldüğü üzere anlaşmalı boşanma ancak tarafların (=kadın ve erkek) anlaşması ile olanaklıdır. O halde mahkeme kararında eşlerin “davacı-davalı” ve “davalı-davacı” biçiminde gösterilmeleri uygun olacaktır. (Ömer Uğur GENÇCAN, Boşanma Hukuku, Yetkin Yayınevi, Ankara 2006, Kısaltma: GENÇCAN-Boşanma-2, § 2. II, B, 2, b, aa.)” şeklindeki düşüncemize uygun olarak düzenlendiği görülmektedir.

Bir eşin “diğerinin davasını kabul etmesi” hâlinde bile anlaşmalı boşanmanın tarafı olan eşlerden her biri davasından feragat edebilir şeklindeki düşüncemiz dikkate alındığında eşlerin “birlikte başvurması” hâlinde anlaşmalı boşanma davasından feragat eşlerden her biri için öncelikle olanaklıdır.

Çoğunluk görüşü ile “davadan feragat” kavramı yanında “davadan birlikte feragat” kavramı oluşturulmuş olmaktadır. HUMK. m. 91 hükmü anlamında/karşısında TMK m. 166 f. III hükmü bir istisna oluşturmamaktadır.

O halde anlaşmalı boşanma davasından feragati içeren “temyiz davasının davacısı” eşin dilekçesine değer verilerek hükmün bu sebeple bozulmasına ve tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma (TMK. m. 166 f. I-II) davasına yönelik olarak varsa delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Değerli çoğunluğun “farklı görüşüne” katılmıyorum.

Üye Ömer Uğur GENÇCAN

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2006/4654, K. 2006/10647, 3 Temmuz 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/4654
Karar No
2006/10647
Tarih
3 Temmuz 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/4655 K.2006/6087
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/4655 K.2006/10648
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/4656 K.2006/6088
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2006/4656 K.2006/8338
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/4656 K.2006/10649
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/4657 K.2006/6089

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.