KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2006/4962 E., 2006/11160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2006
- Mahkemesi
- Antalya l. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 30.06.2005
- Numarası
- 535 - 641
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm çocuklar için takdir edilen tedbir ve iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Velayet, kişisel ilişki ve çocuklar için ödenecek nafakalar konusunda taraflar arasında anlaşma yoktur.
#"Evlilik en az bir yıl sürmüşse,eşlerin birlikte başvurması yada bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için hakimin, bizzat tarafları dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları, çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı (TMK.md. 184/3)hükmü uygulanmaz" (TMK.md.166/3)
#Taraflar tek bir konuda anlaşamamış olsalar dahi, Türk Medeni Kanununun 166/3.maddesi uyarınca delil toplanmadan karar verilemez.Bu gibi haller de tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delilleri toplanıp Türk Medeni Kanununun 166 maddesinin 1,2.ve 4.fıkralarına göre değerlendirme yapılmalıdır.
Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi şartları oluşmadan, tarafların delilleri sorulmadan ve gösterilen deliller getirtilip,tanıkları dinlenmeden olayların varlığının kabulü sonucu,boşanmaya karar verilmesi usul ve yasa hükümlerine aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma sebebi sayılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz nedenlerine hasren yapılan incelemeye gelince;
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına ve davalının 16.02.2005 günlü oturumdaki kabul beyanına göre * müşterek çocuklar için takdir edilen tedbir ve iştirak nafakaları azdır. * Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2006/4962, K. 2006/11160, 17 Temmuz 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama