KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2007/11023 E., 2008/10468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Aksaray 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 23.01.2007
- Numarası
- Esas no:2005/241 Karar no:2007/29
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle *taraflar 2003 yılında ayrılmışlar, davalı koca tarafından kadının eve dönmesi için ihtar çekilmiş ve koca tarafından açılan terke dayalı iki ayrı dava ret edilmiştir. Koca terk ihtarı çekmekle tanık beyanlarında geçen olayları affetmiş en azından hoşgörü ile karşılamıştır. Kadına atfı kabil bir kusur bulunmamaktadır. Boşanmaya neden olan olaylarda başka kadınla yaşayan davalı kocanın tamamen kusurlu bulunduğunun anlaşılmış bulunmasına göre sair temyiz itirazları yersizdir.
2- A)* Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, evi birlikte seçeceklerini , birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK.Md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak *davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
B)Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen * davacı kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42,43,44,49) dikkate alınarak * davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2007/11023, K. 2008/10468, 14 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama