KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2007/1309 E., 2007/14506 K.·Tarihi 28.09.2006
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Kartal 2. Aile Mahkemesi
- Numarası
- Esas no: 2004/648 Karar no:2006/857
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm nafakalar, manevi tazminat ve taşınmazla ilgili verilen karar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacının manevi tazminat isteği bulunmaktadır. Bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim davanın devamı süresince, gerekli olan özellikle eşlerin barınmasına ( TMK. md. 186/1 ) geçimine ( TMK. md. 185/3) mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden almak zorundadır. ( TMK. md. 169 ) O halde, dava tarihinden geçerli olmak üzere kirada oturan ve yeterli geliri bulunmayan davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
4-Samandra’daki 1734 parsel sayılı taşınmazın, 167/23248 payı davacı adına, 176/23248 payı ise davalı adına kayıtlıdır. Koca adına kayıtlı payın evlenme tarihinden önce alım yoluyla iktisap edildiği anlaşılmaktadır.Bu taşınmaz üzerine evlilik birliğinin kurulmasından sonra bir ev inşa edildiği de tartışmasızdır. Davacının, bu taşınmazla ilgili talebi müphemdir. Hakim, müphem ve mütenakız gördüğü iddia veya sebepler hakkında izahat isteyebilir. (HUMK.md.75/2) Davacının taşınmazla ilgili talebinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 75/2. maddesi gereğince açıklattırılması, yapılacak açıklama doğrultusunda davaya yön verilmesi ve hukuki nitelendirmenin buna göre yapılması gerekirken, talep açıklattırılmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2007/1309, K. 2007/14506, 31 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama