KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2007/15111 E., 2008/15268 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Bilecik Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 26.06.2007
- Numarası
- Esas no:2007/148 Karar no:2007/841
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle *davalı, daha önce hükmedilen nafakanın artırılmasını istemiş olup, bu hususta harcı verilerek usulüne uygun açılmış bir artırma davasının bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Gerek reddedilen boşanma davasındaki ve gerekse fiili ayrılık süresi içinde açılan nafaka davasındaki delillerden davacının davalıyı evden kovduğu ve hakaret ettiği anlaşılmaktadır.Fiili ayrılık süresi içinde davalıya atfedilebilecek bir kusurda kanıtlanamamıştır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda davacı tamamen kusurludur.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen *davalı kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42,43,44,49) dikkate alınarak *davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2007/15111, K. 2008/15268, 17 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama