KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2007/17495 E., 2008/16452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Akşehir Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 29.03.2007
- Numarası
- Esas no: 2007/110 Karar no: 2007/183
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davacı-davalı (koca) tarafından karşılık boşanma davası, davalı lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı-davacı (kadın) tarafından da, kusur, manevi tazminat ve nafaka yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda eşine ve çocuklarına şiddet uygulayan ve bir başka kadınla ilişkisi gerçekleşen davacı-karşılık davalının daha ziyade kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı-karşılık davalının tüm, davalı-karşılık davacının ise aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen *davalı-karşılık davacı kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42,43,44,49) dikkate alınarak *davalı-karşılık davacı kadının yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2007/17495, K. 2008/16452, 2 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama