KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2007/20965 E., 2009/1521 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Kastamonu Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 26.6.2007
- Numarası
- Esas no:2006/1084 Karar no:2007/356
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle * boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı kocanın tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı kocanın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yersizdir.
2- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/5. maddesi, hükmün sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık , şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir. Gerekçeli kararın da kısa karara uygun düzenlenmesi zorunludur. (HUMK. m. 381/2).
Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde * hüküm altına alınan ziynetlerin değerleri ayrı ayrı gösterilmedan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2007/20965, K. 2009/1521, 5 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama