KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2007/3200 E., 2007/17867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2007
- Mahkemesi
- Elazığ Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 18.7.2006
- Numarası
- Esas no:2004/208 Karar no:2006/576
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, nafaka, tazminatlar ve ziynet eşyaları yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göretarafların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadının tazminatlara yönelik faiz talebi olup boşanma kararının kesinleşme tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken bu isteğin reddi doğru görülmemiştir.
3-Davacı-davalı kocanın ziynetlere yönelik temyizine gelince;
Hükümde ziynetlerin değerleri ayrı ayrı gösterilmemiştir.
#Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/5. maddesi, hükmün sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık , şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir. Gerekçeli kararın da kısa karara uygun düzenlenmesi zorunludur. (HUMK. m. 381/2).
Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde * hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2007/3200, K. 2007/17867, 26 Aralık 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama