KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2007/692 E., 2007/12567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2007
- Mahkemesi
- Ankara 8.Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 13.10.2006
- Numarası
- 1220-976
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm tazminatlar ve tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davalı koca tarafından 15.7.2002 tarihinde açılan boşanma davası reddedilmiş, karar 12.9.2004 tarihinde kesinleşmiştir.Kadının 13.5.2002 tarihinde açmış bulunduğu nafaka ve Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı ayrı yaşamaya izin talebine ilişkin dava ise,kocanın yukarıda sözü edilen boşanma davası ile birleştirilmiş,sonuçta kadının ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispatlayamadığından talebi reddedilmiş,bu karar da 13.9.2005'de kesinleşmiştir.
Eldeki boşanma davası, kadın tarafından Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan sebebe dayanılarak 1.1.2005 tarihinde açılmıştır.
Davalı kocanın daha önce açtığı yukarıda sözü edilen boşanma davasının reddinden sonra taraflar bir araya gelmedikleri gibi, yeni bir olay da vuku bulmamıştır. Kocanın açtığı boşanma davası reddedilmiş olmakla, kadının kusurunun bulunmadığı hükmen belirlenmiştir. Kadının açmış bulunduğu Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı davanın reddedilmesiyle de kadının ayrı yaşamakta haklı olmadığı tespit edilmiştir.
Boşanma davasının reddinden sonra yeni bir olayın varlığı iddia ve ispat edilmemiş olmasına göre boşanmaya yol açan olaylarda kadını eşit veya daha fazla kusurlu olarak kabul etmek mümkün değildir. Kadın, boşanmakla kocasının desteğini yitirdiğinden Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi koşulları kadın lehine gerçekleşmiştir. Bu itibarla davalı kocanın maddi tazminata ve tedbir nafakasına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Kocadan kaynaklanan, kadının kişilik haklarına saldırı sayılabilecek maddi bir hadisenin varlığı kanıtlanamamıştır. O halde manevi tazminat talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde manevi tazminata hükmolunması doğru görülmemiştir. (TMK.md.174/2)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2007/692, K. 2007/12567, 24 Eylül 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama