KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2007/8588 E., 2008/6613 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Adana 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 6.3.2007
- Numarası
- Esas no:2006/833 Karar no:2007/122
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm nafakalar, manevi tazminat, vekalet ücreti ve katılma alacağı yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan , özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1) geçimine, (TMK md.185/3) malların yönetimine (TMK. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.169). O halde dava tarihinden geçerli olmak üzere, herhangi bir işi ve geliri olmayan kadın * yararına Türk Medeni Kanununun 185/3, 186/3 maddelerine uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
3- Davacı kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175. madde koşulları oluşmuştur. Davacı kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakası verilmesi gerekir.
4- Davacı kadın, dava dilekçesinde davalı adına kayıtlı olan evlilik birliği içinde edinilen evin alımına katkı sağladığını ileri sürerek , bundan kaynaklanan alacak isteğinde de bulunmuştur. ( TMK. md. 227) Bu istek, boşanmanın eki niteliğinde olmayıp nisbi harca tabidir. Davacı, bu isteğine ilişkin nisbi peşin harcını 5.3.2007 tarihli makbuz ile yatırmış bulunmasına ve boşanma yönünde oluşan hüküm temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olmasına göre bu talebin incelenebilir duruma geldiği de gözetilerek, deliller değerlendirilerek hasıl olacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2007/8588, K. 2008/6613, 7 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama