KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2007/9782 E., 2008/8377 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Refahiye Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12.12.2006
- Numarası
- Esas no:2006/26 Karar no:2006/160
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dava, soybağının reddi isteğine ilişkindir. (TMK.286)
Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMKm.118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır.
Şu halde Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir. (H.G.K. 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı kararı) Bu açıklama karşısında; davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Kabule göre de;
Koca tarafından soybağının reddi davası ana ve çocuğa karşı açılır. (TMK.286/1)
Soybağının reddi istenilen çocuklarla yasal temsilcisi olan ana arasında menfaat çatışması vardır. Türk Medeni Kanununun 426/2. ve 418/3. maddeleri nazara alınarak, küçükleri davada temsil etmek, hak ve menfaatlerini korumak amacıyla kayyım tayin ettirilmesi, husumetin kayyıma yöneltilmesi, gösterdiği takdirde delillerinin toplanarak sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan eksik hasımla hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2007/9782, K. 2008/8377, 11 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama