KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2007/9988 E., 2008/8288 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Mut Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 30.01.2007
- Numarası
- Esas no: 2001/20 Karar no: 2007/25
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, nafakalar ve tazminatlar yönündentemyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle * karar yerinde Türk Kanunu Medenisinin 134/1. maddesi yazılacağı yerde Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinin yazılmasının maddi hataya dayalı bulunmasına göre davalı kocanın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın Almanya'da aylık 400 Alman markı ücretle çalışırken kocası tarafından Türkiye'ye gönderilmesi nedeniyle çalışamadığını ileri sürerek üç yıllık çalışamamasının karşılığı olarak 14.400 Alman markı tutarında tazminat talep etmiştir. Türk Kanunu Medenisinin 143/1 maddesine dayalı olmayan bu istek nispi harca tabidir. (Harçlar Kanunu md.30-32) Başvuru harcı yatırılmış nispi harcı tamamlanmamıştır. Ayrıca Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından kaynaklanmayan bu istek ile ilgili yargılama görevi genel mahkemelere aittir. Mahkemece gösterilen değer üzerinden nispi harcın tamamlanması için süre verilmesi, süresi içinde harç ikmal edildiğinde ise boşanma davasından tefrik edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı kadının maddi tazminata yönelik açtığı ek davadaki talep de Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından kaynaklanan tazminat niteliğinde değildir. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından genel hükümler çerçevesinde yargılamanın sürdürülüp karar verilmesi gerekirken boşanma davası ile birleştirilerek Aile mahkemesi sıfatı ile karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2007/9988, K. 2008/8288, 9 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama