KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2008/10243 E., 2008/13985 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Bulancak Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 26.02.2007
- Numarası
- Esas no: 2007/19 Karar no: 2007/43
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Kararın davalı vekiline tebliğine ilişkin 27.4.2007 tarihli tebliğ mazbatasında, muhatabın adreste bulunmama sebebi tevsik edilmediği gibi, haber verilen komşunun imzası da bulunmadığından, Tebligat Kanununun 21.nci maddesine göre yapılan tebliğ usulsüzdür. Bu halde; tebliğ muhatabının beyan ettiği tarih tebliğ tarihi sayılacağından (Teb. K. m. 32), davalının temyizi süresinde kabul edilmiş ve temyizin esası incelenmiştir.
4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle *hüküm fıkrasında boşanmanın hukuki sebebinin Türk Kanunu Medenisinin 134/son maddesi gösterilecek yerde 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166/son maddesinin gösterilmesinin sonuca etkili bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-#Medeni Kanunun 143/1. maddesi mevcut ve hatta muntazar (beklenen) bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsiz karı veya kocanın, kabahatli olan taraftan maddi tazminat isteyebileceğini, 152. maddesi de, evin seçimi, karı ve çocukların uygun biçimde geçindirilmesinin kocaya ait olduğunu öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda kadının hiçbir kusurunun olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu kadın, en az eşinin desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi (MK.Md,4) dikkate alınarak *davalı yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/10243, K. 2008/13985, 23 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama