KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2008/1247 E., 2009/3669 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2009
- Mahkemesi
- Göksun Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 7.6.2007
- Numarası
- Esas no:2006/175 Karar no:2007/186
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır.(HUMK.md.254) Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz.Dosyada davalı-davacı kadın tanıklarının olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olguda yoktur.Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda eşine şiddet kullanan onu eve kilitleyen ve ona hakaret eden davacı-davalı kocanın daha ağır kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır.
a)Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK.Md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak * davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
b)Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen * davalı-davacı kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42,43,44,49) dikkate alınarak * davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
2-Davalı-davacı kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır.Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Uygun yoksulluk nafakası takdiri gerekirken reddi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/1247, K. 2009/3669, 3 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama