KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2008/1401 E., 2009/3770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2009
- Mahkemesi
- Mersin 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 25.09.2007
- Numarası
- Esas no:2006/29 Karar no:2007/620
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, tazminatlar ve nafaka yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz yersizdir.
2-Davacı, yanında bulunan ortak çocuklardan 9.9.1989 doğumlu T.. için de, daha evvelce hükmedilmiş olan tedbir nafakasının artırılmasını istemiştir. Bu istek, çocuk için Türk Medeni Kanununun 169. maddesine dayalı tedbir nafakası talebi niteliğindedir.Dava tarihinden E.. olduğu tarihe kadar T.. için ayrıca uygun tedbir nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
3-Boşanmaya yol açan fiili ayrılıkta reddedilen ilk boşanma davasını açarak, boşanma sebebi yaratan davacı koca tam kusurludur.
Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK.Md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak * kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/1401, K. 2009/3770, 5 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama