KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2008/18047 E., 2009/5488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2009
- Mahkemesi
- İhsaniye Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 25.07.2008
- Numarası
- Esas no:2008/42 Karar no:2008/96
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı D. K.. vekili tarafından Ö.. K..’ya karşı açılan davada boşanmaya ilişkin Besançon Asliye Hukuk Mahkemesi İkinci Dairenin 2007/02212 sayılı kararının tenfizine karar verilmesinin istenildiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 50. maddesinde yer alan hükme göre yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.
Anılan hükümde tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararının kesinleşmiş olması gerektiği açıkça ifade edildiği gibi Kanunun 53 üncü maddesinde de tenfiz dilekçesine ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin de eklenmesinin zorunlu olduğu hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
Yapılan incelemede, yabancı mahkeme kararının kesinleştiğini gösteren bir yazı veya belgenin dosyada bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, yukarıda değinilen hükümler ile Kanunun 59’uncu maddesinde yer alan yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisinin, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade edeceğine ilişkin hüküm gözönünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/18047, K. 2009/5488, 25 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama