KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2008/19158 E., 2010/967 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ankara 5.Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 27.9.2007
- Numarası
- Esas no:2005/1045 Karar no:2007/956
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, manevi tazminat, ziynet ve çeyiz alacağı ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalının manevi tazminat talebi Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesine göre boşanmanın eki niteliğinde olup ayrı harca tabi değildir. Davalının bu talebi ile ilgili olumlu, olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Ziynet ve çeyiz eşyaları yönünden hüküm bilirkişi raporuna atıf yapılaRak kurulmuştur.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/5. maddesi, hükmün sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık , şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir. Gerekçeli kararın da kısa karara uygun düzenlenmesi zorunludur. (HUMK. md. 381/2).
Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/19158, K. 2010/967, 20 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama