KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2008/4964 E., 2009/7747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Ankara 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 25.12.2007
- Numarası
- Esas no: 2006/632 Karar no: 2007/1304
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dava Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayanmaktadır. Davacı koca 23.12.2005 tarihinde eşine ihtar gönderip evine davet etmiştir. Davacı eşine ihtar göndermekle evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olayları affetmiş, en azından hoşgörü ile karşılamıştır. Artık ihtar tarihinden önceki olaylara dayanılarak boşanma isteğinde bulunulamaz.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış yanlışlığa işaret olunmakla yetinilmiştir.
2-Davalı kadının temyizine hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/4964, K. 2009/7747, 22 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama