KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2008/6406 E., 2009/8826 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Kurşunlu Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 18.4.2007
- Numarası
- Esas no:2006/11 Karar no:2007/162
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, tazminatlar, yoksulluk nafakası, ziynet ve eşyalara yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davalı koca hükmü murafaalı olarak temyiz etmiş ise de; murafaa giderleri eksik karşılandığından davalının murafaa isteminin reddine karar verilip dosya üzerinde yapılan incelemeye gelince;
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle * davacı kadın için takdir edilen nafakanın dava tarihinden boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar tedbir bu tarihten itibaren yoksulluk nafakası olarak devam edeceğinin tabii olmasına göre davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Karar yerinde kabul edilen ziynet ve eşyaların her birinin bedelinin ayrı ayrı gösterilmeyip, bilirkişi raporuna atıf yapılmıştır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/5. maddesi, hükmün sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık , şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir. Gerekçeli kararın da kısa karara uygun düzenlenmesi zorunludur. (HUMK. m. 381/2).
Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde * hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/6406, K. 2009/8826, 6 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama