KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2008/8753 E., 2009/10794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Elbistan 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 14.03.2008
- Numarası
- Esas no: 2007/445 Karar no: 2008/103
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, yoksulluk nafakası, tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Davalı koca tarafından Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/535 esas 2005/355 karar sayılı dosyasında davacı sıfatıyla açılan boşanma davası; eşine şiddet uyguladığı gerekçesi ile reddedilmiş ve kesinleşmiştir. Bu davadan sonra taraflar bir araya gelmemiştir. Sözü edilen dava, davacının eşine şiddet uyguladığına ve tamamen kusurlu olduğuna kesin delil oluşturur.
a- Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK.Md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak *kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
b- Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen *kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42,43,44,49) dikkate alınarak *kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
2-Boşanma sonucu davacının yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları gerçekleşmiştir. Davacı yararına uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken talebinin reddi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/8753, K. 2009/10794, 4 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama