KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2008/9028 E., 2009/11115 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Akyazı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 24.01.2008
- Numarası
- Esas no: 2007/173 Karar no: 2008/23
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından tazminatlar, nafakalar ve kişisel ilişkiye dair düzenleme yönünden davalı tarafından da, tümüne ilişkin olarak temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dava, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanılarak açılmış, davacı vekili 23.07.2007 tarihli dilekçesi ile davanın sebebini zina ve onur kırıcı davranış olarak ıslah etmiştir. Toplanan delillerle, davalının bir başka kadınla ilişkisinin olduğu gerçekleştiğine göre, zina ve onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma kararı verilmesi gerekirken, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi gereğince boşanma hükmü verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de, davacı bu hususu, temyiz etmediğinden, temyiz eden davalı aleyhine de hüküm bozulamayacağından, açıklanan husus bozma sebebi sayılmamış, yanlışlığa işaret olunmakla yetinilmiştir.
2-Temyiz nedenlerine ilişkin incelemeye gelince;
A-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
B-Davacı dava dilekçesinde kendisi için nafaka talebinde bulunmadığını bildirmiş, bilahare 23.07.2007 tarihli dilekçesinde tedbir ve yoksulluk nafakası istemiştir. O halde, davacı yararına istek tarihi olan 23.07.2007 tarihinden geçerli olmak üzere tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren takdiri doğru bulunmamıştır.
C-Davacı, aylık irat biçiminde istediği yoksulluk nafakasının, gelecek yıllarda yıllık (tefe+tüfe oranlarında) artırılmasının da karara bağlanmasını istemiştir. (TMK. md.176/son) İsteğin kabulü ile oran olarak artırıma karar verilmesi gerekirken, reddi de isabetsizdir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/9028, K. 2009/11115, 8 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama