KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2008/9718 E., 2009/4223 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2009
- Mahkemesi
- Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 9.4.2008
- Numarası
- Esas no:2008/4 Karar no:2008/115
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olacağı gibi ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı mirası reddedemez.
Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır. Bu olgunun saptanması için her zaman dava açılabilir. Başka bir anlatımla hükmen reT (TMK. md. 605/2) istemi herhangi bir süreye bağlı değildir.
Davacılar dava dilekçesinde terekenin borca batık olduğundan yasa gereği mirasın reddedilmiş durumda olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Mirasın hükmen reddi davası (TMK.md. 605/2) üç aylık gerçek ret (TMK.md.605/1) süresine tabi olmadığından tarafların delilleri toplanıp değerlendirilmesi ve sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddi doğru olmamıştır.
2-Kabule göre de;
Davacı Özlem, velayeti altındaki 21.08.2004 doğumlu M..B..’e velayetende dava açmıştır. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaati çatışıyorsa ilgilisine istek üzerine veya re’sen temsil kayyımı atanır.( TMK.426/2) Mirasın reddi davasında davacı annenin yararı ile küçük M..B..’in yararı çatışma içindedir. O halde mahkemece Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesi uyarınca küçük M..B..’e temsil kayyımı tayin ettirilmesi, husumetin temsil kayyımına yöneltilmesi, gösterdiği takdirde delillerin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesinin düşünülmemesi de yerinde değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/9718, K. 2009/4223, 9 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama