KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/1099 E., 2010/4124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ankara 5.Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 16.10.2008
- Numarası
- Esas no:2007/1102 Karar no:2008/1130
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davacı koca 13.10.2009 tarihli dilekçe ile davadan feragat etmiş, 28.01.2010 tarihinde de vefat etmiştir. Hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat edilebilir. Tarafların boşanmalarına dair karar boşanma yönünden temyiz edilmeksizin 20.11.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Bu nedenle feragat boşanma hükmü açısından sonuç doğurmayacaktır. Davacı, boşanma hükmü kesinleştikten sonra vefat etmiştir. Evlilik birliği ölümle değil, boşanma ile sona ermiştir. Açıklanan nedenlerle tarafların nafaka ve tazminat isteklerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
2-Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı kocanın tüm, davalı kadının aşağıdaki bent kapsamında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Retle sonuçlanan önceki boşanma davasını açarak boşanma sebebi yaratan davacı koca evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tam kusurludur.
Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK.Md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/1099, K. 2010/4124, 3 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama