KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/11310 E., 2010/12989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, tazminatlar ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davacı kocanın harcı ve kaydı bulunmayan temyiz dilekçesinin incelenmesine yer olmadığına,
2-"Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması yada bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için hakimin, bizzat tarafları dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı (TMK.md. 184/3) hükmü uygulanmaz" (TMK.md.166/3)
Taraflar tek bir konuda anlaşamamış olsalar dahi, Türk Medeni Kanununun 166/3.maddesi uyarınca delil toplanmadan karar verilemez. Bu gibi hallerde tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delilleri toplanıp Türk Medeni Kanununun 166. maddesinin 1, 2. ve 4. fıkralarına göre değerlendirme yapılmalıdır.
Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi şartları oluşmadan, tarafların delilleri sorulmadan ve gösterilen deliller toplanmadan ve varsa tanıkları dinlenmeden olayların varlığının kabulü sonucu boşanmaya karar verilmesi usul ve yasa hükümlerine aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
3-Davalı kadının kusur, tazminatlar ve kişisel ilişkiye yönelik temyiz itirazlarıni incelemeye gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı kadın cevap dilekçesinde maddi-manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, miktar belirtmediği gibi (HUMK.m.74) duruşmalara da katılmadığının ayrıca tarafların farklı şehirlerde oturdukları, velayetleri babaya verilen küçüklerle anne arasında düzenlenen kişisel ilişkinin başlangıç saatlerinin sabah saat 10:00, bitiş saatlerinin ise 18:00 olduğunun anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Yerel mahkeme hakimi davalıyı bizzat dinlemeden anlaşmalı boşanma kararı veremeyeceğinden anlaşmalı boşanmanın kesinleştiğinin kabulü olanaksızdır. Kaldı ki fer'i hükümlerde oluşan sakatlık hükmün bütününü özürlü duruma düşürür. Fer'i hükümler konusunda görüş sormadan daha da önemlisi davalıyı bizzat dinlemeden anlaşmalı boşanma kararı verilemeyeceği gerekçesi ile hükmün bozulması düşüncesindeyim.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/11310, K. 2010/12989, 29 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama