KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/12418 E., 2009/16809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Gaziosmanpaşa 1.Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 5.3.2007
- Numarası
- Esas no:2006/195 Karar no:2007/178
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Nüfus kaydının iptali davası yönünden Nüfus Müdürlüğü davada yasal hasım durumunda olup kanun yoluna başvurma yetkisi, nüfus müdürlüklerine aittir. (5490 sayılı Kanun md.37) Hazine vekilinin 5490 sayılı Kanundan kaynaklanan davalarda nüfus müdürlüğünü temsil etme yetkisi bulunmamaktadır. 5538 sayılı Kanunda da hazine avukatlarına böyle bir temsil görevi verilmiş değildir. Bu bakımdan hazine vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı-davacı S. küçük A.için nafaka isteğine ilişkin usulüne uygun olarak açılmış karşılık davası olduğu halde, talep olmadığından bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davacı T., nüfusta davalılar E. ve eşi N. ortak çocuklarıymış gibi kayıtlı olan 17.11.2004 doğumlu küçük A., gerçekte bu adları geçenlerin çocuğu olmayıp, diğer davalı S.ile evlilik dışı ilişkisinden doğduğunu, A. babasının kendisi olduğunu ileri sürerek, küçük A.davalılar E.ve N.üzerindeki kaydının terkin edilerek, babasının davacı olduğunun tespitine ve nüfus kaydının buna göre düzeltilmesine karar verilmesini istediğine göre; davacının.
A. davalılar E. ve N. üzerindeki kaydının terkini isteği gerçeğe aykırı beyanla oluşturulan nüfus kaydının iptaline ilişkindir. (5490 s.NHK.md.36) Bu istek yönünden Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Davacı T.A. nüfus kaydının iptaline yönelik davasının tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi ve bu davanın sonucu beklenip deliller birlikte değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/12418, K. 2009/16809, 7 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama