KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/1348 E., 2010/7783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Bakırköy 9.Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 10.11.2008
- Numarası
- Esas no:2007/535 Karar no:2008/559
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 20.4.2010 günü temyiz eden davacı B.. S.. vekili Av. D.. B.. ve karşı taraf davalı M.. S..vekili Av. B..Ü.. geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı, dava konusu taşınmazı evlilik birliği içinde birlikte satın aldıklarını, alım bedelini birlikte ödediklerini, taşınmaz her ikisi adına müşterek olarak paylı mülkiyet şeklinde tescil edilecekken, davalının alım yaptığı kişiyi kandırması sonucu tamamının davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek, taşınmazın 1/2 payının kendi adına tescilini, bunun kabul edilmemesi halinde, alım sırasında verdiği bedele karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL.'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamalara göre davacının, taşınmazın 1/2 payının kendi adına tescili isteği inanç sözleşmesine dayanmakta olup, davacı, taşınmazın alımına yaptığı katkısı karşılığı değer artış payı alacağı istememiştir. Dava, eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesinden de kaynaklanmamaktadır. İnanç sözleşmesine dayanan davalar ise, aile mahkemelerinin görevine girmeyip, genel mahkemeler görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bu açıklama karşısında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/1348, K. 2010/7783, 20 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama