KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/13971 E., 2009/16621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Bursa 2.Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 25.4.2008
- Numarası
- Esas no:2006/109 Karar no:2008/438
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, nafakalar ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı kocanın hakaret ve birlik görevlerini yerine getirmemesine karşın; eşini sevmediğini ve istemediğini söyleyen, birlik görevlerini yerine getirmeyen,eşinin hastalığında ilgilenmeyen hakaret edip, başka erkekle yaşayan davalı-davacı kadının ağır kusurlu bulunmasına göre davalı-davacının tüm davacı-davalının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden birlikte yaşamaya ara verilmesinin davalının ağır kusurundan kaynaklandığı davalının ayrı yaşamakta haklı olmadığının kanıtlandığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 197 ve 175. maddesi koşulları oluşmamıştır. Kadının birleşen tedbir nafakası davası ile yoksulluk nafakası isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-davalı kocanın ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davacı-davalı koca yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/13971, K. 2009/16621, 5 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama