KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/14298 E., 2010/16303 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Fethiye 1.Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 02.12.2008
- Numarası
- Esas no: 2006/377 Karar no:2008/589
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, ziynetler, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle koca tarafından açılan ve reddedilen Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/377 esas sayılı dosyasında kadının kusursuz olduğunun belirlenmesine, davacı kadının bu davadan sonraki dönemde de hergangi bir kusurunun kanıtlanmamasına, boşanmaya yol açan olaylarda; eşinin, kendi yakınları tarafından ailesine bırakılmasına kayıtsız kalan ve birlikte yaşamaktan kaçınan davalı kocanın tamamen kusurlu bulunmasına, davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eden bir olayın varlığının da kanıtlanmamasına göre davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/14298, K. 2010/16303, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama