KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/14721 E., 2010/16784 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Kütahya Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 3.4.2009
- Numarası
- Esas no:2008/473 Karar no:2009/248
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, tazminat, nafaka ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne , ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davalı-davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken yazılı şeklide hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre velayeti anneye verilin küçük yararına takdir edilen tedbir ve iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
4-Davalı-davacı kadının birleşen nafaka davasında müşterek çocukları Kahraman için talep ettiği tedbir nafakası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
5-Davacı-davalı kocanın açtığı terke dayalı boşanma davasının reddi ve davalı-davacı kadının açtığı birleşen nafaka davasının kabulü nedeniyle davalı-davacı kadın lehine vekalet ücretine hükmolunduğu, ancak, kadının karşı boşanma davası kabul edildiği halde bu davada kendisini vekille temsil ettiren davalı-davacı kadın lehine vekalet ücretine hükmolunmadığı anlaşılmaktadır. Karşı boşanma davasında kendisini vekilli temsil ettiren davalı-davacı kadın yararına vekalet ücreti taktir edilmemesi isabetsizdir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/14721, K. 2010/16784, 13 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama