KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/14911 E., 2010/16532 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Aliağa Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 30.4.2009
- Numarası
- Esas no:2008/409 Karar no:2009/197
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davacının birlik görevlerini yerine getirmemesine karşılık davalının da eşine hakaretlerde bulunduğu, onu evden kovduğu ve birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu olaylardan sonra tarafların bir ay kadar aynı evde yaşamaları, evlilik birliğinin amacına uygun devam ettiğini göstermez. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md. 166/1)karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1) geçimine, (TMK md.185/3) malların yönetimine (TMK. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/14911, K. 2010/16532, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama