KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/17740 E., 2009/19258 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İhtiyati Haciz Kararının Kaldırılması
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık taraflar arasında... 4.Aile Mahkemesinin 31.01.2008 gün 2007/49 esas, 2008/128 karar sayılı boşanma davasında, kadın lehine hükmedilen Türk Medeni Kanununun 175. maddesi kapsamında olan yoksulluk nafakasının tahsili amacı ile davacı kocanın taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına konulan ihtiyati haciz kararının bu nafakaya ilişkin kararın kesinleşmemiş olması sebebiyle kaldırılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle talep reddedilmiştir.
İhtiyati haciz kararı için hangi mahkemenin görevli olduğu konusunda İİK.nun 258. maddesinde açıkça bir düzenleme bulunmamaktadır. Anılan maddede sadece genel olarak mahkemeden söz edildiğine göre, görev konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun göreve ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olduğundan, kendisinden ihtiyati haciz talep edilen mahkeme, re’sen ya da itiraz üzerine görevsizlik kararı verebilir.
Taraflar arasındaki çekişmenin özü boşanma davasından kaynaklanmaktadır.
5133 Sayılı Yasa ile değişik 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1. maddesi 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç olmak üzere ikinci kitabından kaynaklanan davalara Aile Mahkemesinin görevi içerisine girdiği belirtilmiştir. Mahkemenin görevi kamu düzeni ile ilgilidir. Yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması da gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davaya Aile Mahkemesinde bakılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/17740, K. 2009/19258, 9 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama