KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/18867 E., 2010/20167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Kiraz Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 10.06.2009
- Numarası
- Esas no:2008/68 Karar no:2009/204
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kocanın davası, kusur, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanmaya yol açan olaylarda eşine ağır beddualarda bulunarak olumlu duygular içinde olmadığını gösteren, sürekli tartışma çıkaran ve kendisini ve çocuğunu öldüreceğini söyleyen davalı-davacı kadının kusuru yanında, birlik görevlerini yerine getirmeyen, güven sarsıcı davranışlarda bulunan, sürekli alkol alıp istemediğini söyleyen eşine şiddet uygulayan davacı-davalı kocanın daha ziyade kusurlu bulunmasına, kocanın davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2 maddesi koşullarının gerçekleşmesine, davalı-davacı kadın yararına yoksulluk nafakası takdir edilmesine göre aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davalı-davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/18867, K. 2010/20167, 2 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama