KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/19163 E., 2010/20759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Çal Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 28.05.2009
- Numarası
- Esas no:2008/103 Karar no:2009/150
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davalı koca kendisini vekil ile temsil ettirmiş, davalı vekili Av. T.A.ilk iki celseye mazeret dilekçesi göndermiş, mazereti mahkemece de kabul edilmiştir. Aynı vekilin üçüncü celse gönderdiği vekillikten istifa dilekçesinin davalı asile tebliğine karar verilmiş ise de dosyadaki tebligat parçasından vekillikten istifa dilekçesinin davalı asile değil istifa eden vekile çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Davalının yeni vekiline talebi üzerine dosyayı inceleyip beyanda bulunmak üzere 5 gün süre verilmiştir. Bu süreden sonra duruşma günü davaya cevap ve tanıkların isim ve adreslerinin bildirildiği dilekçe davalı vekili tarafından ibraz edilmiştir. Mahkemece davalı vekilinin tanık dinletme talebinin usulüne uygun ve süresinde olmadığından bahisle reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamına göre davalı tarafa delil ve tanıklarını bildirmek üzere daha önce usulüne uygun bir kesin süre de verilmediği anlaşılmaktadır. Davalı delil ve tanık bildirerek delillerin toplanmasını istediği halde, bu istemin reddiyle sadece davacının gösterdiği delillere dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş olması; savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatası olup; usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece yapılacak iş davalı tarafın delillerini usulünce toplamak ve tüm delilleri birlikte değerlendirerek gerçekleşecek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/19163, K. 2010/20759, 9 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama