KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/19202 E., 2010/1256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2010
- Mahkemesi
- İzmir 5. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 29.04.2009
- Numarası
- Esas no: 2009/128 Karar no:2009/379
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davalı-karşılık davacı ... kabul edilen boşanma davası, kusur, tazminat ve nafaka yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-karşılık davacı ... tüm, davacı-karşılık davalı ... ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmaya neden olan olaylarda eşine hakaret içeren sözler söyleyen davacı-karşılık davalı ... kusuruna göre, uzun süren evliliğe rağmen karısıyla cinsel ilişkiye girmeyen ve ona hakaretler eden davalı-karşılık davacı ... daha ağır kusurlu olduğu, birleştirilen dava yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2.maddesi koşullarının gerçekleştiği tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
a-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak davacı-karşılık davalı ... yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir.
Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
b-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-karşılık davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davacı-karşılık davalı ... yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/19202, K. 2010/1256, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama