KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/19678 E., 2010/20922 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Gönen Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 10.07.2009
- Numarası
- Esas no:2007/314 Karar no:2009/366
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davalı-davacı tarafından boşanma davası ile ziynetlere ilişkin birleşen dava yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı kadın tarafından açılan birleşen dava, boşanmaya ilişkin olmayıp, ziynet eşyalarına ilişkin olduğu halde, karar başlığında "birleşen davanın" türünün "boşanma" olarak gösterilmiş olması maddi hata niteliğinde olup, mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre davalı-davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı, birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; düğünde takılan ziynetlerinin evlenmelerinden sonra alınan traktörün borcu için eşi tarafından bozdurulduğunu, eşinin bu altınları daha sonra da iade etmediğini ileri sürmüştür. Davalı tanıklarından H., kocanın kendi yanında, ziynetlerin traktörün borcu için bozdurulduğunu, "bunları tekrar yapacağım" dediğini ifade etmiş, bu beyan davalının diğer tanıklarının sözleri ile teyit edilmiştir.
Davacı-davalı kocanın, tanık H.'ın yanında "bunları tekrar yapacağım" şeklindeki beyanı altınların traktörün borcu için kendisi tarafından bozdurulduğu ve iade edilmediğinin haricen ikrarı niteliğindedir. Bu harici ikrarı teyit eden diğer deliller de mevcuttur. O halde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 236/4.maddesi gereğince ziynetlerle ilgili birleşen davanın kabulü gerekirken, yeterli delil mevcut olduğu halde, isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/19678, K. 2010/20922, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama