KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/20627 E., 2010/21838 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Tire Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 14.4.2009
- Numarası
- Esas no:2007/474 Karar no:2009/181
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davalı-davacı kadının temyiz dilekçesi davacı-davalı kocaya 16.9.2009 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı-davacı koca kararı 13.10.2009 günü katılma yoluyla temyiz etmiştir. Davacı-davalı kocanın katılma yoluyla yapmış olduğu temyiz istemi Yasada öngörülen (HUMK.md.433/2) 10 günlük süre geçtikten sonra talep edilmiş olmakla; temyiz isteminin süre yönünden reddine,
2-Davalı-davacı kadının tazminatlar, nafakalar ile vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle 2007/474 esas sayılı davanın davacı-davalı koca tarafından; aynı mahkemenin 2008/179 esas sayılı birleşen davasının ise, davalı-davacı kadın tarafından açılmış olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında taraf sıfatlarının yanlış gösterilmesinin mahkemece mahallinde düzeltilmesi imkan dahilinde olan yazım hatasından kaynaklandığının anlaşılmasına göre davalı-davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
b)Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.Gerekçeli kararın da kısa karara uygun düzenlenmesi zorunludur (HUMK.md.381/2, 388/son, 389).
Gerekçeli kararda hüküm altına alınan yoksulluk nafakasının miktarı gösterilmeyerek, yargılamayı yapan mahkemenin 2006/270 esas ve 2007/353 karar sayılı dosyasındaki nafakaya atıf yapılmak suretiyle hüküm kurulması infazda duraksama ve güçlük yaratacak nitelikte olup, usul ve yasaya aykırı olmuştur.
c)Davacı-davalı kocanın boşanma davasının reddine karar verildiği halde davayı vekiliyle takip eden davalı-davacı kadın yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/20627, K. 2010/21838, 23 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama