KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/21552 E., 2010/9975 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Bakırköy 3.Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 17.6.2009
- Numarası
- Esas no:2008/2385 Karar no:2009/1809
Karar Metni
221 kelime·1 dk okuma
Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacılar, 17.9.2008 tarihinde vefat eden mirasbırakanları A..'nin mirasını kayıtsız şartsız reddettiklerini belirterek 27.10.2008 tarihinde yazılı olarak sulh mahkemesine başvurmuşlardır. Buna göre istek, mirasın kayıtsız şartsız reddine ve ret beyanının tesciline ilişkindir.
(TMK.m.605/1) Yazılı başvuruyu alan sulh hakiminin yapacağı iş, ret beyanında bulunanların mirasçılık sıfatlarının bulunup bulunmadığını ve reddin süresinde olup olmadığını saptamak, beyanda bulunanlar mirasçı ve ret de süresinde ise, başvuranların redde ilişkin beyanlarını tutanakla tespit edip, reddin özel kütüğüne tesciline karar vermekten ibarettir.
(TMK.m.609 ve Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük m.38, 39) O nedenle bu başvuruların duruşmalı incelenmesi zorunlu olmadığı gibi, başvurunun duruşmalı incelenmesine karar verildiğinde de başvuranların redde ilişkin beyanları tutanakla tespit edilmeden, dosyanın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409.maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına da karar verilemez.
Kaldı ki başvuranların dilekçelerinde gösterdikleri adres dışında başka bir adrese çıkartılan duruşmaya çağrı davetiyelerinin tebliği de usulsüzdür. Usulüne uygun şekilde çağrılmadıkça, dosyanın işlemden kaldırılması ve bunun sonucu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/21552, K. 2010/9975, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama