KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/22098 E., 2010/2250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Kocaeli 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 17.09.2009
- Numarası
- Esas no: 2009/651 Karar no:2009/905
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm maddi ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dairemizin 22.04.2009 tarihli bozma ilamında davacı-karşılık davalı kocanın boşanma davasının reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, mahkemece de bozma ilamına da uyulmuş olduğu halde davacı-karşılık davalı kocanın boşanma davasının reddi yerine konusu kalmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de , bu yön temyiz edilmediğinden bozma sebebi sayılmamış, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle davalı-karşılık davacı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak davalı-karşılık davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir.
Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/22098, K. 2010/2250, 10 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama