KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/2380 E., 2010/4542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ankara 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 17.11.2008
- Numarası
- Esas no:2008/484 Karar no:2008/1352
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Retle sonuçlanan ilk davayı açarak boşanma nedeni yaratan davacı koca, boşanmaya yol açan fiili ayrılıkta tamamen kusurludur.
Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
KARŞI OY YAZISI
Tarafların karşılıklı olarak açtıkları boşanma davaları, gösterdikleri delillerin toplanması sonucu, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kanıtlanamadığından reddedilmiştir. Bu nedenle, retle sonuçlanan davayı açarak boşanma nedeni yaratma eylemi her iki taraf içinde geçerli olduğu halde, üç yıllık fiili ayrılık sonucu, kocanın Türk Medeni Kanunun 166/son madde uyarınca boşanma isteminin tam kusur olarak değerlendirilmesinin uygun olmadığı düşüncesiyle, davalı kadına maddi tazminat verilmesi yolundaki sayın çoğunluk kararına katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/2380, K. 2010/4542, 10 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama