KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/454 E., 2010/4422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2010
- Mahkemesi
- Yığılca Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 25.6.2008
- Numarası
- Esas no:2006/169 Karar no:2008/68
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, müşterek çocuk U.'nun velayeti, tazminatlar, yoksulluk nafakası ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Her ne kadar davacı-karşılık davalı koca 14.1.2010 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini belirtmiş ise de; hükmün boşanmaya ilişkin kısımlarının temyiz edilmeksizin feragat tarihinden önce usulen kesinleşmiş olması karşısında, davacı-karşılık davalı kocanın feragat dilekçesi ile ilgili inceleme yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-karşılık davalı kocanın temyiz itirazları yersizdir.
3- Davalı-karşılık davacı kadının temyizinin incelenmesine gelince;
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere eşine karşı şiddet uygulayan ve birlik görevlerini yerine getirmeyen davacı-karşılık davalı koca, müşterek haneyi sık sık terk eden ve eşine hakaret eden kadına nazaran boşanmaya neden olan olaylarda daha ziyade kusurludur.
a-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak davalı-karşılık davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir.
Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
b-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-karşılık davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davalı-karşılık davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/454, K. 2010/4422, 9 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama