KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/5679 E., 2010/7876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Of Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 19.11.2008
- Numarası
- Esas no:2007/163 Karar no:2008/357
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, tazminatlar, nafaka, çeyiz, kişisel eşya ve ziynetler yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Taraflardan aktarılan beyanlar boşanma hükmüne esas alınamaz.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz nedenlerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle dava tarihi 15.06.2007 olduğu halde, karar yerinde 20.06.2007 olarak yazılmasının maddi hataya dayalı olup, mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulduğunun ve nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağının (TMK.md.175/2) anlaşılmasına göre davalı kocanın tüm, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Davacı kadının çeyiz, kişisel eşya ve ziynetlere ilişkin istemi boşanmanın eki niteliğinde değildir. Başvurma harcı yatırılmıştır. Mahkemece davacıya dava değeri açıklattırılarak peşin nispi harcın tamamlaması için önel verilmesi (Harçlar Kanunun md.30-32) delillerin hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/5679, K. 2010/7876, 20 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama