KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/6531 E., 2010/9373 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Hassa Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 17.9.2008
- Numarası
- Esas no: 2008/45 Karar no: 2008/109
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacılar, anneleri D.'nin A. A.'la gayri resmi beraber yaşamalarından doğduklarını ve annelerinin nüfusuna baba adları “A.” olarak tescil edildiklerini, babalarının M. oğlu 1322 doğumlu A. A. olduğunu ileri sürerek, nüfus kayıtlarında “A.” olarak geçen baba adlarının M. oğlu 1322 doğumlu A. A. olduğunun tespitini istemişlerdir.
Dosyaya alınan nüfus kayıtlarına göre davacıların annesi D.'nin bekar olarak 8.8.1997 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Bu hukuki duruma ve davacıların anlatımına göre; davacılar evlilik dışında doğmuş olup dava ; Türk Medeni Kanununun 301. maddesinde yer alan babalığa ilişkindir.
Görev kuralları, kamu düzenindendir. Mahkemece, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. (HUMK. m. 7) 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5133 sayılı Kanunla değişik 4/1. maddesinde. “Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı (m. 396-494) hariç, ikinci kitabından (m.
118-394) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemelerinde bakılacağı hükme bağlanmış; aynı yasanın 2/2. maddesinde de , aile mahkemesi kurulmayan yerlerde, bu kanun kapsamına giren dava ve işlere, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde “aile mahkemesi” sıfatıyla bakılacağı belirtilmiştir.
Bu açıklama karşısında davaya “aile mahkemesi sıfatıyla” bakılması gerekirken, bu husus gözetilmeden asliye hukuk mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/6531, K. 2010/9373, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama