KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/6924 E., 2009/10489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Çamardı Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 24.5.2007
- Numarası
- Esas no:2006/67 Karar no:2007/41
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, Türk Medeni Kanununun 617. maddesine dayanan mirasın reddi kararının iptali isteğine ilişkin olup, reddeden mirasçının alacaklısı tarafından açılmıştır.
Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. (TMK. md.617/1) Bu süre, zamanaşımı süresi olmayıp, hak düşürücü süredir. Düzenlemeye göre, altı aylık dava açma süresi, ret tarihinden itibaren başlayacaktır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davalı, mirasbırakanının 14.7.2003 tarihinde ölümü üzerine, Ankara 3. Sulh Hukuk mahkemesine 30.9.2003 tarihinde başvurarak “mirası kayıtsız koşulsuz reddettiğine” dair beyanda bulunmuş, anılan mahkemece, bu beyanının 23.12.2003 tarihinde tesciline karar verilmiştir. Görülmekte olan dava ise, 5.7.2006 tarihinde açılmıştır.
Mirasın kayıtsız koşulsuz reddine ilişkin beyan, tutanakla tespit edilmiş olması (TMK. md.609/3) koşuluyla sulh hakimine ulaştığı andan itibaren sonuç doğurur ve miras bu tarihten itibaren reddedilmiş sayılır. Reddeden mirasçı bu tarihten itibaren mirasçılık sıfatını yitirir. Şu halde ret tarihi, buna ilişkin beyanın Sulh hakimine ulaştığı tarihtir.
Türk Medeni Kanununun 617/1 . maddesinin açık hükmü karşısında, ret tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında altı aylık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır. Öyleyse, davanın hak düşürücü süre geçtiğinden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. (H.G.K.’un 28.6.2006 tarihli 464-471 sayılı kararı.)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/6924, K. 2009/10489, 1 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama