KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/7959 E., 2010/10925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Erzincan 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 05.10.2004
- Numarası
- Esas no:2004/599 Karar no:2004/609
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Türk Medeni Kanununun 337.maddesi uyarınca evlilik dışı ilişkiden doğan çocuğun velayeti anaya ait ise de, kanun koyucu, babalık davasında ananın her zaman çocuğun yararına davranmayacağı ilkesinden hareket ederek küçük için kayyım tayin edilmesini (TMK.md.426/2) ve davanın Cumhuriyet savcısı ile Hazineye; ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbarını öngörmüştür. (TMK.md.301/3) Böylece şu veya bu gibi düşüncelerle ana-babanın çocuk aleyhinde birleşmeleri ve onun zararına bir durumun doğumu önlenmek istenmiştir.
Yukarıda açıklanan kural çerçevesinde küçüğe vesayet makamınca kayyım tayin ettirilmeden, tüm ilgililere dava ihbar (HUMK.md.49) edilmeden, katılmalarına imkân hazırlanmadan, gösterdikleri takdirde delilleri de toplanmadan eksik tahkikatla hüküm verilmesi doğru değildir.
KARŞI OY YAZISI
Hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle; davayla ilgili diğer kişilere ihbar ve tebligat yapılmasında bir hukuksal yarar bulunmamaktadır. Babalık tespiti ve soybağının reddi davalarında, “kamu düzeni” ilgisi sadece res’en araştırma ilkesine yöneliktir. İhbar ile bu gibi davaların açılamaması da bu tespiti doğrulamaktadır. Herhangi bir hak kaybı da söz konusu değildir. Kendisi dava açma hakkını kaybeden anne, daha sonra çocuğuna kayyım atanmasını sağlayarak çocuğunun haklarını sağlayabileceği gibi, çocuk da ergin olduktan sonra bu gibi davaları açma hakkına sahiptir. Bu nedenle mahkeme hükmünün doğru olduğu ve onanması gerektiği gerekçesiyle değerli çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/7959, K. 2010/10925, 3 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama