KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/7969 E., 2010/9423 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ula Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 27.01.2009
- Numarası
- Esas no: 2007/206 Karar no:2009/15
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının aşağıdaki betlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmaya neden olan olaylarda başka kadın ile yaşayan davacı-davalı kocanın daha ziyade kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3-Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür. (TMK.md.182) Bu husus hakim görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekmektedir. O halde velayeti temyiz edene tevdi edilen 01.01.1993 doğumlu Can için iştirak nafakasına hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
4-Ayrı yaşamakta haklılığı kanıtlanan kadının Türk Medeni Kanununun 197.maddeye dayalı birleşen davasında kadın yararına nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde kadın açısından ret hükmü kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/7969, K. 2010/9423, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama