KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/8191 E., 2010/12610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Kadıköy 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 27.01.2009
- Numarası
- Esas no:2008/379 Karar no:2009/28
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 24.06.2010 günü temyiz eden davalı S. Y.. ile vekili Av. M.. C. geldi. Karşı taraf temyiz eden A. Y. ile vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davacı kocanın temyizi yönünden;
Davalının temyiz dilekçesi, davacı koca vekiline 04.03.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, katılma yolu ile temyiz dilekçesi ise Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 433/2.maddesinde gösterilen 10 günlük süreden sonra 19.03.2009 tarihinde verilmiştir. Süresinde olmayan katılma yoluyla temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı kadının temyizinin incelenmesine gelince;
Davacı tanıklarının beyanlarında geçen olaylardan sonra evlilik birliğinin devam ettiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/8191, K. 2010/12610, 24 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama