KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/8942 E., 2009/12568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Çumra Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 25.05.2006
- Numarası
- Esas no:2005/106 Karar no:2006/161
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı-davalı S. 22.7.2002 doğumlu küçük İ.in, davalı C.ile evlilik dışı ilişkisinden doğduğunu, bu çocuğu kendisi doğurduğu halde, C.in resmi nikahlı eşi davalı N.’den doğmuş gibi nüfusa tescil edildiğini ileri sürerek küçük İsmail’in anne adının düzeltilmesini, manevi tazminat ve çocuğun velayetinin kendisine verilmesini istemiş; davalı C.de; çocuğun davacı tarafından terk edildiğini belirterek velayetin kendisine verilmesi talebiyle ayrı bir dava açmış, her iki dava birleştirilmiştir.
Evli bir kadının doğurmadığı bir çocuk, ondan doğmuş gibi herhangi bir sebeple nüfusa kaydedilmiş ise, gerçeğe aykırı beyanla oluşturulan nüfus kaydının düzeltilmesi davası açılabilir.
Davacı-davalı S.nin, çocuğun anne adının düzeltilmesine ilişkin talebi, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesine; manevi tazminat isteği ise, Borçlar Kanununun 49. maddesine dayanmakta olup, bu istekler, 4787 sayılı kanunun 4. maddesi gereğince aile mahkemelerinin görevi dışında, asliye mahkemesinin görevi kapsamındadır. Velayete ilişkin davalar ise, 4787 sayılı kanunun 4/1. maddesi uyarınca aile mahkemesinin görevine girmektedir.
Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde, bu kanun kapsamına giren dava ve işlerin Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk mahkemelerinde “aile mahkemesi” sıfatıyla görülmesi gerekir.
(4787 s. K. md.2/2) Şu halde; mahkemece; nüfus kaydının düzeltilmesine ve manevi tazminat isteğine ilişkin davaların tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesi, kaydın düzeltilmesine ilişkin davaya 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesi çerçevesinde ve tazminat davasına da genel hükümler çerçevesinde "asliye hukuk mahkemesi" olarak; velayete ilişkin davalara ise, "aile mahkemesi" sıfatıyla bakılması velayete ilişkin davalar yönünden, nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davanın sonucunun beklenmesi,
kaydın düzeltilmesine ilişkin davanın kabul edilmesi ve kaydın düzeltilmesi halinde, velayet yönünden tarafların delilleri değerlendirilip, sonucu uyarınca bir hüküm kurulması gerekirken, yargılama usulleri farklı davaların hem asliye hukuk mahkemesi hem de aile mahkemesi sıfatıyla birlikte görülüp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/8942, K. 2009/12568, 25 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama