KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/9357 E., 2010/13495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Bünyan Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 4.3.2009
- Numarası
- Esas no:2007/152 Karar no:2009/34
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün her iki dava yönünden temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 6.7.2010 günü temyiz eden davalı-karşılık davacı A.K.. ile vekili gelmedi. Karşı taraf davacı-karşılık davalı M. K.. vekili Av. A. A..geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. (HUMK.m.254) Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada davalı-davacı kadın tanıklarının olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur.
Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalı-davacı kadının eşini istemediğini söylemesine ve hakaretlerine karşılık; davacı-davalı kocanın da birlik görevlerini yerine getirmediği, ailesinin davalı-davacı kadına şiddet uygulayıp evden kovmalarına sesiz kaldığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davalı-davacı kadının davasının da kabulü ile boşanmaya (TMK.md. 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davalı-davacı kadının davanın reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/9357, K. 2010/13495, 6 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama