KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/9771 E., 2010/14048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 13.7.2010 gününde temyiz eden davalı vekili Av. ... ile karşı taraf davacı vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece boşanma nedeni ve tarafların kusurlu davranışı olarak gösterilen olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 750.00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna ve 67.20 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.13.07.2010(Salı)
KARŞI OY YAZISI
Davacının, davalı ile cinsel ilişki kurmadıklarına dair bir iddiası yoktur. Davacı, cinsel ilişkiye mani fizyolojik bir engeli de ileri sürmemiştir. Davalının cinsel ilişkiden kaçındığına ilişkin bir delil yoktur.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Bu nedenle sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/9771, K. 2010/14048, 13 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama